Her insan en az bir kere şunu düşünmüştür; 'Ulan bunlar bu kadar sözü, melodiyi, resmi, cismi, inciği, boncuğu, onu, bunu nasıl olur da kimsenin aklına gelmeyen şekilde bulabilir' diye. Sevdiği şarkıcının, yazarın, şairin vb sanatla uğraşan her kimi seviyorsa bu yönlerinden ötürü sever ve özümser, kendisine bir idol olarak görür ya da sadece takip eder. Bahsedilen şahısların silahı, 'ilham perisi' diye adlandırılan olgudur. Güçlü hayal dünyaları, yaşanmışlıkları, okudukları, gördükleri vb şeylerle birlikte ortaya çıkardıkları eserler ilham perisine atfedilir.
Bana güzel gelen şarkıları, şiirleri, kitapları okudukça ulan bir insan bunları nasıl yazabilir, bende neden böyle özellikler yok diye çokça serzenişte bulunmuşumdur. Özellikle de Bayram Ali Tufan KIRAÇ (çoğu kişi tam adının tamamını bilmez) abimizin müzik dünyasına girişiyle birlikte şarkı ve özellikle de Anadolurock manyağı olduğum zamanlar bu söylemlerim sıklaşmıştır. Derken 1998 yılı ve sonrasında bana da dadanan bir ilham perisi oldu. İlk zamanlar bir iki şiirimtrak sözden ileri gitmeyen olay bana 'tesadüftür lan bunlar, biz kim şarkı şiir yazmak kim' dedirtmişti. 2001-2002 de liseden mezun olduktan sonra İlham perisi önceki gibi sadece geçerken uğradım kısmından, temelli misafirliğe hatta ev arkadaşlığına geçiş yapmıştı. Nerde boş bir kağıt bulsam şiir, şarkı sözü ve biraz da özlü söz yazar olmuştum. Ses kaydı yapan bir cep telefonum olunca da bu şarkıları melodileriyle ya da sözsüz melodileri kayıt etmişimdir. Hatta kafayı sıyırdın lan diye de içimden geçirdiğim zamanlarda rüyalarımda da şarkılar dilime dolanmaya başlamıştı.
Eskiden bakkaldan adres sormaya çekinen, bırak görmeyi-konuşmayı, kız lafını duyunca kızaran bendeki bu yoğunluğun bir sebebi olmalıydı evet; Ortaokula giderken bir arkadaşım(Çorumlu ve kendinden sorumlu biridir); ' Ulan çoh pis seviyom, gavurun gızı beni gormüyor, gonuşamıyom da garşısına dikilip, içim dışım Cengiz Gurtoğlu oldu la, ciğaraya da başladım, yanıyom oolum' şeklinde kafamın etini mangal yaparken, ben de 'ulan adam aşık olur mu?' diye büyük konuşmuştum. Büyük laf etmenin vebali olsa gerek, lisede beni Mecnun eyleyen, deyim yerindeyse çarpım taplosundan beter eden bir yar, bana 'Canan'lık etmeye başlamıştı. Başlasa iyi olurdu da cin-tonik içmenin bi benzeri olan platonik bir sarhoşluktu bu. Canan ile konuşma safhasına 1,5 sene öküz-tren muhabbetinden sonra geçebilmiş ama salaklığım ve çekingenliğim yüzünden reddedilmenin verdiği eziklikle dolaşır olmuştum bi çare. İşte ne olduysa o zamanlardan sonra ilham perisi sürekli dibimdeydi ve durmadan sıkıştırıyordu: Yaz, yaz, yaz, yaz ulaaan..! Ota yaz, boka yaz, havada uçan kelebeğe yaz, rüyalarında yaz... (Allahhhhh noluyor lan?! ohh rüyaymış...sortaç kovalıyordu şarkı ver diye)
Neyse abilerim ablalarım, gel zaman git zaman bendeki bu duygu yoğunluğu genelde şarkı ve şiir olarak yazıya dökülmüştü. Hatta, 'amaan sonra yazarım şimdi kim uğraşacak yazmayla çizmeyle, ses kaydetmeyle' kıvamına ulaşan bir şımarma da hasıl oldu bende.(ses kaydı dedim de yazmadan olmaz; En çok yolda yürürken ilham gelirdi, açardım telefonun ses kaydını, görenler manyak demesin diye telefonla konuşur gibi yapıp şarkıları kaydediyordum =)) ) Taa ki, son 2 sene öncesine kadar. Tek-tük şiirler de yazdım, yazmadım değil. Ama asıl önem verdiğim şarkı ve sözlerini yazma kısmını, artık geride bırakmıştım. İlham perim daha sıcak yerler mi buldu acaba bilmem ama bu durum bende bir ikirciklenme oluşturdu. Ne olmuştu da yazamaz hale gelmiştim, sözlerim mi bitmişti yoksa, ya da duygularım mı azalmıştı, yoksa Canan'a karşı aşkım 'evlendiğini öğrendiğim zaman' (böyle siktiridandik bir duygu yoktur) bitmişmiydi... Velhasılıkelam, şu yada bu nedenle şarkı yazamıyorum. En kısa zamanda tekrar yazarım inşallah...
Ve son olarak ilham perime seslenmek istiyorum:
Sevgili ilham perim; Dünyama girip de terketmene müsaade etmem. İnsan giderken bir hoşçakal der. Habersizce çekip gitmek de niye?! Haddini bil, geri gel gittiğin yerden. Gezdiğin tozduğun yeter! Affediyorum sorumsuzca çekip gidişini... Hadi gözlerinden öptüm, bekletme çabuk ol...

İlham perisi, aklıma gelmişken bir ablacığım vardı onu buradan saygıyla anmak... Neyse neyse, kimilerinin ilhan perisi, ayşe perisi sevdiceği, yazdıcağı olur. Perileriniz tepenizden ayrılmasın efendim. :)
YanıtlaSilteşekkür ederiz efendim =)
YanıtlaSil