yazmak ya da yazmamak işte bütün mesela bu.

...

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Vurun Kahpeye!

    Son yıllarda önceki yıllara nazaran Galatasaray ve futbolcularına karşı toplu bir karalama kampanyası sürüp gitmekte. Bunun son örneği benimde canımı sıkan gurbet derbisinden sonra taraftarlar ile yaşanan birtakım olaylardır. Haberlerde Arda Turan taraftarlarla kavga etti diye aktarılan durumdur. Burada olaylar yanlı ve çarpıtılarak aktarılmaktadır. Bunun birçok nedeni var. Galatasaray ve futbolcularının da medyaya birçok koz verdiğinin de altını çizelim. Ama asıl olan köşeye sıkıştırılan futbolcuları kimlerin, neden ve kimler için hataya zorlandığıdır. Bunun son zamanlardaki en büyük örneği Arda Turan'dır. Bunun nedeni ne midir? Tek cümleyle; Kıskançlık ve bu kadar büyük topçunun fenerden yetişememesi ve medyada Fenerbahçe baskısı...

    Hiç kimse kendisini Arda Turan'ın yerine koyuyor mu? Üzerinde çok büyük baskı olan birisinin, hataya zorlanan birisinin psikolojisi ne olur? Türk futbolunun gözbebeği olan bir insana, bu kadar göz önünde olan bir futbolcuya, bu denli toplu linç girişimi mübah mıdır? Yanlı birtakım medyaya kanıp da kendi futbolcusuna sırt çeviren taraftara ne demeli? Bazı medya kesimleri, sırf Arda için yalan haber yapmak ve açığını kollayıp düşerken bir de ben vurayım düşüncesinde. Durum böyleyken, köşeye sıkışan bir insanın ne derece akıllıca düşünüp hareket ettiği aşikardır. Kaldı ki bir futbolcu normal bir insandan daha değişik bir psikolojidedir. Neden derseniz, futbolcular büyük güç ve enerji harcayan insanlardır. Bu da kişinin aklının, vücut yorgun ve güçsüzken futbolcu olmayana göre daha farklı çalışmasıdır. Fevri ve beklenilmedik tepkiler verebilmektedir. Bunu bilen ve çoğunluğu Fenerbahçe (Galatasaray taraftarı olan da var) medyası olan ve sırf daha fazla satış yapmak için zat-ı muhteremler deyim yerindeyse Vurun Kahpeye adlı romanı futbol dünyasına uyarlamaya çalışmaktadırlar. Bu son derece ahlaksızca ve hasetlik kokan bir davranış şeklidir. Bu haberleri yalan yanlış, doğru da olsa büyüterek ve çarpıtarak sunmak insanlığa sığmaz ve yanından da geçmez. Bu yolla yapılan haberlerden kazanılan para da ne kadar helaldir sorgulanmalıdır...

    Bu arada Arda Turan hatasız ve günahsız mıdır? Her insan gibi hataları ve günahları olacaktır. Ben, Arda günahsız pırıl pırıl bir kardeşimiz demiyorum. Kaldı ki kendisine tanınan yaşam alanı ve zamanı içerisinde yaşayıp ta pür-ü pak ölen insan yoktur.

    Sırf Galatasaraylı olduğum için ya da Arda'yı sevdiğim için yazmadım bu yazıyı. Fenerbahçeli bir futbolcuya da haksız ithamlarda bulunulursa ya da Beşiktaşlı bir futbolcuya, benim tavrım ve düşüncem aynı yönde olur. Bunun en büyük nedenlerinden birisi; işin ucunun Türk Milli Takımı'na dokunuyor olmasıdır. Futbolcuların psikolojileriyle oynanırsa Milli Takımda başarı beklemek ya da kulüp takımlarımızın Avrupa sahnesinde elle tutulur bir başarı yakalayabilmelerini beklemek mantıksızlıktır. Futbolcunun özel hayatını futbolundan önde tu ve her fırsatta hatasını kolla ve düşerken bir tekme de sen vur, ondan sonra Milli Takım neden Dünya Kupası'nda yok ve ya Avrupada başarısızlık neden oluyor de. Bu yönden düşünen oldu mu bilemiyorum ama durum bundan ibarettir.

    Futbola gönül veren kim varsa, çamur atanlara ve olayları çarpıtanlara kanmayalım.Sözkonusu Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ya da diğer takımlarımız ve futbolcularımız değil. Kıskançlık ve çekememezlik yüzünden yanlı haber yapılan futbolcularımız ve bunun dolaylı olarak yansıdığı Milli Takımdır. Bunu göz önünde bulunduralım ve bir kez de böyle düşünüp itibar gösterelim medyaya...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder